Zayıflama Hikayeleri

Zayıflama Hikayesi Erkeklere Örnek Olacak Ahmet Bey

Zayıflama hikayeleri erkeklerden daha çok kadınlara ait olsa da bu zayıflama hikayemizin kahramanı Ahmet bey. Ahmet bey’e zayıflama hikayesini bizimle paylaştığı için teşekkür ediyor ve göbeğini nasıl erittiğini dinlemeye geçiyoruz.

Yapımdan olduğunu düşündüğüm kalın bacaklarım ve geniş omuzlarım hep vardı ama üniversiteye kadar hiç olmayan göbeğim ben hiç farkında olmadan büyümeye başlamıştı. Uzun yıllar birlikte olduğum kız arkadaşımla evlendikten sonra daha çok kilo almaya başlamıştım.

Birlikte vakit geçirirken dışarıda yemekten, evde pratik bir şeyler atıştırmaktan ve düzensiz beslenmeden kilolarım hızla arttı ve iş yerimde bay göbek olarak tanınmaya başlamıştım. Zayıflama kararımda ve başarımda belki de bu lakabın büyük etkisi oldu.

Evlilik Sonrası Neden Kilo Alınır?

Evlendiğimde 26 yaşındaydım ve uzun yıllardır aynı iş yerinde çalışıyordum. Hala aynı yerde çalışmaya da devam ediyorum. Evlilik sonrasında eşimle çok fazla gezdik, dolaştık ve dışarıda yemek yedik. İnsan bu süre zarfında kilo aldığının pek farkında olmuyormuş.

Evlendikten sonra kime gitsem beni ilk gören herkes evlilik yaramış muhabbetti yapıyordu. Her girdiğiniz ortamda ilk konuşulanın kilonuz olması gerçekten çok üzücü ve sinir bozan bir durum. Aynı muhabbetler iş yerinde de dönmeye başladı ve ben artık iyice huzursuz olmaya başlamıştım.

Kilom çok fazla sayılmayacak miktardaydı ama göbek bölgem hızla büyümeye devam ediyordu. Zayıflamaya karar verdiğimde 93 kiloydum.

İlginizi Çekebilir: Göbek Nasıl Eritilir?

Yakın bir zamanda sabah uyandığımda kendimi kötü hissettirecek bir şeyler yaşadım. Yataktan kalktığımda aniden kendimi kaybettim ve kendime geldiğimde altıma kaçırmış olduğumu gördüm. O anda nedenin tansiyon mu kalp mi olduğunu kestiremedim ve en kısa sürede doktora gitmeye karar vermiştim. Bunu yaşadığımız sabah benim için de eşim içinde korku doluydu. Kendimi eşimin yerine de koydum insanın sevdiği kişiyi o halde görmesi gerçekten korkunç olmalı.

Kilo Almanın Zararları

Kilolar arttıkça, vücut dengem bozuldukça kendimi hep yorgun hissetmeye başlamıştım. Erkenden uykum gelip yatmama rağmen sabahları çok zor kalkar hale geldim. İşe gitmek çok zor gelmeye başlamıştı ve evde de hiçbir işle ilgilenemiyordum. Bir noktadan sonra üzerimde bu kadar kiloyu taşımakta güçlük çekiyordum. Yürümem, hızla hareket etmem kısıtlanır hale gelmeye başlamıştı.

Babam ben 18 yaşındayken kalp krizine bağlı bir beyin kanaması geçirmiş ve felç kalmıştı. Genetik faktörlerinde etkisinden dolayı hem ben de hem kardeşimde kalp konusunda yüksek risk söz konusuydu. Buna rağmen kilo almış olmam bu riski kat be kat artırdı. Sırf bu nedenle bile kilo vermem gerektiğinin farkındaydım.

Eşim sağlığımdan endişe ettiğinden zayıflamam konusunda bana her zaman destek olmaya çalıştı. Ancak ben bir türlü karar verip sağlıklı beslenme biçimine geçemiyordum.

Asitli içeceklerden her gün kaç bardak içtiğimi hatırlayamaz hale gelmiştim. Bu içeceklerin zararını artık bilmeyen kalmamıştır. Kendime nasıl bir zarar verdiğimi bildiğim halde içmeye devam ediyordum. Tabi kiloya kattıkları miktarların da bilincindeydim. Hem sağlığım için hem de kilo verebilmem için ilk etapta bunlardan vazgeçmem gerekiyordu. Zayıflamaya henüz karar vermediğim dönemde eşimin de baskılarıyla bu içecekleri tüketmeyi bıraktım.

Kilo Vermeye Nasıl Başladım?

Hem sabah fenalaşmam hem de kendimi artık kötü hissetmeye başlamamdan artık doktora gitmenin zamanı gelmişti. Gittiğimde tüm detaylı tahliller yapıldı ve sonuçlarına göre daha detaylı olanları istendi.

Kan değerlerimde karaciğerlerimde aşırı yağlanma olduğu bilgisi ortaya çıktı. Değerim normalin neredeyse on kat üzerindeydi. Göbek bölgesinde yağlanma sonucunda bu değerin beklenebilir olduğunu söylemişti doktorum. Sonrasında karaciğer biyopsisi sonuçlandı ve hiç alkol almamama rağmen alkol tipi yağlanma olduğu ortaya çıktı.

Doktorun dile getirdiği ilk  şey tabi ki kilo vermem gerektiği olmuştu. Artık işler daha ciddi bir hal almıştı. Keyfi olarak değil hem zorunlu olarak hem de kendimi toparlamak için kilo vermem gerektiğini kabullenmiştim. Bu tahlilleri ve sonuçları eşim görünce bana destek olacağını söyledi. Kendisi de hafif kiloluydu ve birlikte zayıflama yolunda kararımızı verdik.

Eve döndüğümde kapıdan girer girmez eşime artık zayıflamam gerek diyordum. Tüm gün iş yerinde bay göbek diye bahsedilmekten artık psikolojim bozulmaya başlamıştı. Zayıflama kararımızı vermiştik ama benim hiç sabrım kalmamış gibiydi. Buna rağmen kendimi kaybetmedim ve sağlıksız hiç bir yola başvurmadım.

Benim için öncelik beslenmeme dikkat etmekti. İlk etapta ben de böyle yaptım. Bu konuda en büyük destek tabi ki eşimden geldi. Neticede yemekleri yapan kendisiydi ve nasıl beslenmem gerektiğini de biliyordu.

2 Ayda 10 Kilo Verdim

Dikkatli beslenmeye başladığımda başlangıç kilom 95 olmuştu. Eylülde başladığım diyetime hala devam ediyorum. İki ay geçtiğinde toplamda 10 kilo vermiştim bile. Bu kiloyu sadece beslenmeme dikkat ederek verebildim.

Spor desteği olmadan bu kadar kilo verebileceğimi ben de bilmiyordum. İşe giderken zaten belli bir mesafe yürümem gerekiyordu. Bu yürüyüşlere devam ettim.

Sabah işe gittiğim için kahvaltı yapma şartını yerine getirmek çok zordu ama direndim. Eşim de destek oldu ve kahvaltı yapmam için o da fedakarlık yaparak benimle erken kalktı ve bana kahvaltı hazırladı. İlk etapta kahvaltıyı hazırlayıp işe götürdüm ve orada yedim ama daha sonra pratikleşip zamandan kazanınca evde yemeye başladım.

Sabahları mutlaka iki yumurtamı, bir çay bardağı bademimi yedim. Diğerleri zaten standart olan peynir, zeytin ve sebze gibi besinlerdi. Ekmeğin hiç bir türünü asla tüketmedim. Amacım iki öğün beslenmekti ve yaptığım kahvaltı beni en az 6 saat tok tutabiliyordu.

Öğle Yemekleri Benim için Artık Yok

Muhteşem kahvaltımdan sonra akşam yemeğine kadar çok fazla açlık çekmedim. Öğlenleri sadece vücudum kıtlık moduna girmesin diye salata, ayran ya da çorba tükettim. Akşamları ise evde sadece tereyağı ve zeytinyağı ile eşimin hazırladığı protein, sebze ağırlıklı yemekleri yine ekmeksiz tükettim. Öğle öğünlerinin ortadan kalkması beni çok rahatlatmıştı. Vücudum da rahatlamış olacak ki artık geceleri daha deliksiz, huzurlu uyuyabiliyordum.

İlginizi Çekebilir: Metabolizma Nasıl Hızlandırılır?

Kilo Verme Sürecimde Nasıl Spor Yaptım?

2 ayda on kilo verdikten sonra kilo vermemde doğal olarak bir yavaşlama oldu. Bu noktadan sonra spor desteğinin şart olduğunu fark ettim. Bu nedenle evin yakınlarındaki bir spor salonun kaydımı yaptırdım. Hafta içi çalışma saatlerimden dolayı spora vaktim olmadığından; sadece hafta sonu iki gün birer saat olmak üzere bir program hazırladık.

Spor yaparak rahatladığımı fark etmem çok zaman almadı. Spora şu an hafif seviyede devam ediyor olsam da vücut alıştıktan sonra biraz ağırlık katmayı düşünüyorum. Böylece yavaşlayan kilo verme sürecime destek olmak ilk hedefim.

Kilo vermemle birlikte göbek bölgemde gözle görülür bir değişiklik oldu. En azından artık benden bay göbek olarak bahsetmiyorlar. Göbek bölgemin küçülmeye başladığını kıyafetlerimden çok net anlayabiliyordum. Artık akraba ziyaretlerinde söylenen şey kilo almışsın değil; kilo vermişsin, evlenmeden önceki haline dönmüşsün gibi sözler olmaya başladı. Ben bu durumdan tabi ki son derece hoşnut oluyorum ama benim için en önemlisi sağlığıma kavuşuyor olmak.


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir